Eki25
ÇEÇEN SIĞINMACILAR İÇİN KURBAN KAMPANYASI
Çeçenistan topraklarının Rusya tarafından ikinci kez işgal edildiği 1999 yılından itibaren Türkiye’ye gelmek zorunda kalan, hemen hemen tamamı kadın, çocuk, yaşlı ve gazi olan Çeçen sığınmacılar Beykoz, Fenerbahçe, Ümraniye ve Yalova’da bulunan dört kampta ve İstanbul’un çeşitli semtlerinde yaşam mücadelesi vermektedir. Geçmişte ataları benzer bir felakete ...uğramış biz Kafkasyalıların, 18 yıl önce Abhazya'nın zor gününde yanında olan Çeçen kardeşlerimizin kaderlerine sırtlarını dönme lükslerinin olmadığı kanaatindeyiz.
Toplumumuzu, ihtiyaç sahipleriyle paylaşma ve dayanışmanın bayramı olan Kurban Bayramı'nda Düzce, Adapazarı ve İzmit'te bu düşünceyle düzenleyeceğimiz, bu sene dördüncüsü düzenlenecek olan kurban kampanyamıza destek olmaya davet ediyoruz.
Köylerde temsilciler tarafından toplanacak olan kurban etleri, bayramın ikinci günü olan 6 Kasım'da araçlarla alınarak ihtiyacın en yoğun olduğu noktalara ulaştırılacaktır.
2008’de yaklaşık 400 kg, 2009’da yaklaşık 2 ton, 2010’da ise 2 tondan da fazla kurban eti toplanmış olup, bu sene daha kapsamlı bir faaliyet için desteğinizi bekliyoruz.
Ayrıca kurbanını vekaletle kamplarda kestirmek isteyenler, kurbanın kimin adına kesileceğini belirterek kurban bedeli olan 500 Türk Lirasını 3 Kasım 2011 tarihine kadar aşağıdaki hesap numarasına yatırabilirler.
Yavuz Uluser adına;
Türkiye İş Bankası Hendek Şubesi Hesap No: 2021 0522001 IBAN No: TR360006400000120210522001
Kampanya ile ilgili irtibat telefonları:
Can Agumba: 0532 274 94 88
Murat Atrışba: 0541 858 75 21 Yavuz Agumba: 0533 578 09 70
|
Ara30
''APSUVARA” Sitemizin Doğuş Hikayesi ve Amacı
Bilindiği gibi “Apsuvara”, “Apsuva” değer yargıları ve yaşam biçiminin toplamı olan bir kültürün adıdır.
Sosyal yaşamı düzenleyen gelenekler ve bunları yaşatan masallar, destanlar, atasözleri, örf, adet ve ritüeller binlerce yılda oluşan dil ve kültür içinde barınmaktadır. İnsanlık tarihi kadar eski olan “Apsuva” kültürü, yüzyıllar öncesinden bugünün en büyük problemi olan insan kalitesini yükselten toplumsal kurallar koymuştur. Bir kısmını hatırlayarak denilebilir ki; bu kurallarla akraba evliliğini yasaklandığı, “başsız ayaklar yetimdir” denilerek büyüklere saygının belirtildiği, kadının eşit ve pozitif olduğu ve yanında ata vurup bağırmanın bile ayıp sayıldığı, boşanmaların en az olduğu, kesilen yaşlı ağaç sayısı kadar doğayı korumanın gereği olarak yeni fide dikme zorunluluğun getirildiği, avlanma mevsiminin ve kurallarının bulunduğu, yiyecek ve içecek satmanın ayıp sayıldığı, “misafiri olmayan ev karanlıktır” denilecek kadar misafire önem verildiği, “vatan en değerli varlıktır” denilerek vatan için ölmenin fazilet sayıldığı, temizliğe, dürüstlüğe ve dayanışmaya en üst düzeyde değer verilen, toplumsal kurallara uymamanın cezasının toplum dışı kalmak olduğu ve bu yüzden cezaevine gerek duyulmayan bir “kabze” toplumu oluşturulmak istenmiştir.
Devamını oku
Oca01
Faaliyetlerimiz
WEB SİTESİ
Yıllardır sürdürülen uzun bir çalışmanın sonucu olarak, bugün önemli bir kısmı hayatta olmayan ayhabılarımızla yapılmış röportajlarla kültürel mirasımız kayıt altına alınmaya çalışılmıştır. Web sitemiz ise işte bu video kayıtların sizlere ulaşması için en önemli zeminimizdir. Duyurularımız, güncel haberler, kültürümüz ve tarihimiz ile ilgili makalelerin de yer aldığı sitemizde bugüne dek yüzlerce video yüklenmiştir. Buna rağmen yeni kayıtlarla zenginleşen mevcut arşivin daha ancak %30’u yayınlanabildiği için, sitemiz her fırsatta güncellenmektedir.
Devamını oku
Ara23
Abhaz Mitolojisi (Nartlar)
Abhazya’nın kuzeyinden güneyine, her neresine giderseniz gidin, birine “Nartlar’ı bilir misin?” diye sorduğunuzda, o eşsiz Abhaz anlatımı ile onlarca hikâye dinlersiniz. Bu diyarlarda yiğit bir Abhaz genci veya genç, güzel bir Abhaz kızı görseniz, etrafınızda Nart Sasrıkua’yı, Gunda Pıştza’yı duyarsınız hala!
Devamını oku
Ara23
Doğal Mahkeme
Abazalarda toplumsal hayat devam ederken zaman zaman bireyler, aileler veya sülaleler arasında Apsuvaraya uygun olmayan çok üzücü olaylar meydana gelebiliyordu. Bir takım faktörler, anlık kızgınlıklardan stresli ortamların, düşünülmeden atılan adımlardan keşmekeş halini alan durumların oluşmasına, insanların ruh hallerinin bozulmasına ve devamında da hata yapmalarına sebebiyet veriyordu. Cinayet, yaralama, kavga vb. Apsuvaraya aykırı davranışlar; tarafların aralarında serinliklere, dargınlıklara, kavgalara, cinayetlere ve hatta kan davalarına dönüşebiliyordu. Bu ve benzeri durumların oluşmaması adına, toplumun menfaatlerini önceleyerek düşünebilen, tek bir aile gibi hareket edebilen saygın ve onurlu bireyler, doğal hukuk mekanizmalarını hayata geçiriyorlardı. Toplumda engin tecrübe ve birikime sahip büyükler ile onlara hizmet edecek ve danışacak küçükler bu mahkemeleri meydana getiriyorlardı.
Devamını oku
Ara23
Kuvvet Dayanışmadır (Mıçıs Yıkoy Eydgılaroyp)
KUVVET DAYANIŞMADIR (МЧЫС ИҞОУ ЕИДГЫЛАРОП, Mıçıs Yıkoy Eydgılaroyp)
Hangi milletten olursa olsun, “millet olarak değerimiz, ağırlığımız, gücümüz olsun, önüne gelen bizi köprü yapıp, yol yapıp çiğnemesin” diye düşünenler, birlik olup dayanışmalıdır. Bir araya gelip söylem ve eylem birliği edebilmeliler. Böyle olmayan milletler her zaman küçük ve güçsüz kalırlar. Küçük ve güçsüz toplumlar, güçlü toplumlar tarafından ezilip sömürülürler.
Devamını oku
|
|